Yükleniyor..
Arizona sınırının kuzeyinde Utah’ın ücra bir ucunda 240 hektarlık bir çölde konumlanmış Amangiri, tamamen kaçış ve doğayla kucaklaşma üzerine bir otel. 45 metrelik bir kaya, resortun tasarımında en ortada yer alan en belirleyici unsur, ve ana lobi ve yüzme havuzu bu kaya bloğunun içine inşa edilmiş. Bu ana merkezden çıkan iki kanada, 34 oda yerleştirilmiş. Ayrıca tüm kompleksin en güney ucunda bir de spa var.
Devamını Oku
61 odalı otelin her katına Pantone renk kataloğunun en canlısından en matına, bir rengi hakim. Pantone Hotel zıtlıklar üzerine kurulmuş; beyaz duvarlar, etraftaki zengin renk paleti için iyi bir fon oluşturuyor. Butiğinde, mobilyadan iPhone kılıflarına Pantone ürünleri var.
Devamını Oku
Çarpıcı, esprili ve etkileyici –Los Angeles’ta Philippe Starck tasarımlı bir suşi restoranından da zaten böylesi beklenir. Ancak Katsuya aynı zamanda sıcak, eğlenceli ve davetkâr bir ortam: Bir geyşa’nın devasa fotoğrafındaki dudakları, gözleri ve kimonosu sade koltuklara ve rahat kanepelere tepeden bakıyor.
Devamını Oku
Table No. 1, hiçbir süsleme malzemesi kullanılmadan yapılmış endüstriyel şık bir restoran. Yepyeni 19 odalı Waterhouse at South Bund Hotel’in girişindeki restoranda doğal ahşap, gri tuğlalar ve ham betondan duvarlar dikkat çekiyor. Dış avludan Şanghay’ın Shiliupu Rıhtımı’nın panoramik manzaralarını görebilirsiniz. Ana yemek odasında kocaman komünal masalar ve diğer odalarda da özel bölmeler var.
Devamını Oku
Innsbruck şehir merkezini Hungerberg’e bağlayan dağ treni hattında, tasarım açısından son derece çağ ötesi ve etkileyici olan dört adet istasyon, basit beton platformların tepesinden sarkıtılmış doğal hatlı ilginç cam yuvarlaklardan oluşuyor. Bu istasyonlar ilk bakışta roketlerle yapılan süpersonik uzay seyahatlerini hatırlatıyor.
Devamını Oku
Norwegian Cruise Line’ın yeni gemisi Norwegian Epic’teki, daha genç ve yalnız seyahat eden gezginler için düşünülmüş “Studio” adlı 128 adet lüks kamara, Studio Lounge adlı oldukça geniş bir ortak alana açılıyor.
Devamını Oku
Marion Weiss ve Michael Manfredi, Seattle sahilinin bir bölümünü, aralarında Richard Serra ve Alexander Calder gibi sanatçıların eserlerinin de bulunduğu heykellerin sergilendiği güzel bir parka dönüştürdüler. Daha önce tren raylarının ve karayollarının kesiştiği bir sanayi bölgesi olan alan, artık şehri körfezle birleştiren ve içerisinde kapalı sergi alanları da barındıran, Z harfi şeklinde dahice bir kültürel alan.
Devamını Oku
New York’un Bowery mahallesindeki yedi katlı müze, rastgele üst üste dizilmiş kutulara benzeyen şekliyle, mimarlarının minimalist tarzını yansıtıyor. Tokyo merkezli Kazuyo Sejima ve Ryue Nishizawa temiz hatları olan, ufak çaplı ve son derece kullanışlı bir bina yaratmış. Her birinde tavan pencereli, beyaza bürünmüş üç adet kutu gibi sergi salonu olan müze günümüzde inşa edilen aşırı gösterişli müzelere hoş bir tezat oluşturuyor.
Devamını Oku
İngiltere’deki 17. yüzyıldan kalma en eski halka açık müze olan Ashmolean’ın müthiş değişimi son derece sessiz ve mütevazı bir şekilde gerçekleşti. Müzenin sanat ve arkeoloji koleksiyonları şimdi eskisine göre iki kat daha geniş yer sahibi. İki merdiven, gün ışığının müzenin içine girmesini sağlamak üzere yerleştirilmiş.
Devamını Oku
Paris’teki bu mücevher mağazası; şık vitrinleri, ipek döşeli mobilyaları, ışık saçan kristal avizeleriyle bir lüks mabedi. Patrick Jouin’in, 1906 yılından beri Van Cleef & Arpels’in Place Vendôme’daki atölyesi olan bu klasik mekân için yarattığı tasarım, binayı eski görkemine yeniden kavuşturmuş.
Devamını Oku